Telefon
WhatsApp
Suyun Sesi: Ormandibi’nde Bir Çeşmenin Önünde

Bir köyün geçmişi yalnızca kitaplarda, arşivlerde ve yaşlıların anlattığı hatıralarda saklı değildir. Bazen bir duvarın köşesinde, bazen bir kapının eşiğinde, bazen de önünden her gün geçilen bir çeşmenin taşında karşımıza çıkar. Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Ormandibi köyünde fotoğrafladığımız bu çeşme de insana durup yeniden bakma isteği uyandırıyor.


İnce bir borudan dökülen su, taş yalağın yüzeyinde küçük halkalar oluşturuyor. Duvarın yer yer dökülen sıvası, taşların arasındaki yosunlar ve suyun bıraktığı izler, çeşmenin gündelik hayat içindeki varlığını gösteriyor. Fakat bakışlarımızı yalağın ön yüzüne çevirdiğimizde, akan suyun yanında başka bir anlatıyla karşılaşıyoruz: Taşa işlenmiş, zamanla aşınmış şekiller…
Ön yüzde haçı andıran bir biçim, onun yanında kıvrılarak uzanan bezemeler seçiliyor. Sol bölümde ise aşınma ve yüzeydeki birikimler nedeniyle ayrıntıları daha güç ayırt edilen dairesel bir düzenleme görülüyor. Bu izler, taşın bugünkü kullanımından önceki geçmişini merak ettiriyor. Acaba başlangıçta hangi amaçla işlenmişti? Hep burada mıydı, yoksa başka bir yerden getirilerek mi çeşmenin parçası olmuştu?
Bu soruların cevabını yalnızca fotoğrafa bakarak vermek mümkün değil. Taşın dönemi, ilk işlevi ve üzerindeki şekillerin anlamı; ölçü alınmasını, farklı ışıklarda ayrıntılı fotoğraflanmasını ve uzmanlarca incelenmesini gerektiriyor. Bir bezemeyi hemen “hayat ağacı”, dairesel bir şekli “güneş simgesi” olarak adlandırmak, merakımızı giderebilir; ancak geçmişi doğru anlamak için benzerlikten daha güçlü kanıtlara ihtiyaç vardır.
Yine de taşın önünde düşünmek için bütün cevapları bilmemiz gerekmiyor. Eğer daha eski bir yapıdan alınarak burada yeniden kullanılmışsa, bu çeşme farklı zamanların aynı yerde buluştuğu bir örnek olabilir. Bir dönemin işlenmiş taşı, sonraki bir dönemde suyu tutan, günlük bir ihtiyacı karşılayan parçaya dönüşmüş olabilir. Böylece taşın kullanım amacı değişirken üzerindeki izler yaşamaya devam etmiş olur.
Fotoğrafın düşündürücü yanı da burada: Su akıyor, taş duruyor. Fakat duran taş da değişiyor. Yüzeyi aşınıyor, çizgileri silikleşiyor; bugün fark edebildiğimiz bir ayrıntı, yarın daha zor seçilebilir hâle geliyor. Bu nedenle böylesi eserleri korumanın ilk adımı, onları dikkatle görmek ve belgelemektir. Kabartmaları belirginleştirmek amacıyla yüzeyi kazımadan, telle fırçalamadan ya da kimyasal maddelerle temizlemeden yapılacak bir kayıt, gelecekteki incelemeler için kıymet taşıyabilir.
Ormandibi’ndeki bu çeşme, şimdilik bize bütün geçmişini anlatmıyor. Fakat güzel bir soruyu açık bırakıyor: Her gün yanından geçtiğimiz şeylerin ne kadarını gerçekten görüyoruz?
Belki de köyün hafızasına yaklaşmak, bir gün çeşmenin önünde biraz daha uzun durmakla başlar. Suyun sesini dinlemek, taşın üzerindeki çizgilere eğilmek ve henüz bilmediğimiz geçmişe özen göstermekle…

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!